31 Temmuz 2010 Cumartesi
Amare Yahudi Kökenlerini Araştırıyormuş
Annesi Amareye Yahudi olduğunu söylemiş olacakki Amare bunu araştırmka için İsrail'e gitmiş. Herşeyi geç yapıyor bu adamda. Baskete olan yeteneğini geç denebilecek bir yaşta keşfetmiş 14 yaşında şimdide soy ağacığı araştırmaya başlamış. Florida Arizona New York derken hikaye Maccabi Tel Aviv de biticek galiba Amare için. Hadi bakalım hayırlısı...
Etiketler:
Amare
Miami Biletçilerini Kovdu
Haber doğru Miami Heat sezonluk biletlerinin hepsi satıldığı için çalışanları kovuş. Çalışanlardan biride satıcak bilet kalmadı bir yerde haklılar gibi açıklama yapmış. Bu kadar yıldız oyuncu olupta bilet kalması acayip bir durum olurdur. Bu kötü haber bile Heat açısından iyi birşey. Miamin plajları bu sene biraz daha az dolucak galiba. Artık maçlara yarısında gelip bitmeden çıkmazlar herhalde. Açılış maçının biletide ortalama kişi başı 250 dolar olucakmış.
Etiketler:
Miami Heat
30 Temmuz 2010 Cuma
Bosh Kendini Savundu
Colagelo Gilberti örnek alıp Bosh'a sallamıştı. Oynayabilirdi oynamadı. Sakatlığı çokta ciddi değildi filan demiş. Bosh olmasaydı 1 galibiyetle bırakın play-off'u kaçırmayı Nets'den beter olurdu Raptors. Lebronun yaptığınn daha ufak çaptasını ülke dışında soğuk ülkede yaptı Bosh. Colangelo Hido'yu da kaptırınca ne yapacağını şaşırmış anlaşılan. burada değinmiştim Raptors'un halinin nereye gidiceğine. David Stern'den 50 bin dolarlık bir ceza beklemiyor değilim bu açıklamalarından dolayı Colangeloya...
Etiketler:
Bosh
29 Temmuz 2010 Perşembe
Raptors Ne Yapıyor
Aslında çok düşündüm bu yazıyı yazmadan Raptors ne yapmaya çalışıyor. Sonra anladım Cavaliers'i örnek alıyorlar. Raptors'un durumu Cavaliers'den biraz daha farklı. Cavs Lebronu alabilmek için piyasada ne kadar onları ligin dibine demir atmalarını sağlayabilecek oyuncu varsa topladılar. Raptors Bosh gidince yeniden yapılanma adına Harrison Barnes'i gözüne kestirdi. Korktuğum birşey var 2011 draftında Raptors'u Enes Kanter'i seçmesi bu hem bizim adımıza hemde Enes adına facia olur. Torontoda piyasadaki bütün yabancıları toplamaya başladı. Ellerindeki yabancı sayısı hiç azınsanmayacak kadardı birde yenileri gelince iyice multinational oldular.
Brezilyal (Leandro Barbosa), Litvanya (Linas Kleiza), iki İtalyan (Andrea Bargnani, Marco Belinelli), İspanyol (Jose Calderon), Nijeryalı (Solomon Alabi), Avustralyalı (David Andersen) ve yeni sözleşme verirlerse bir de Sloven (Radoslav Nesteroviç)
Bu kadro ile Nba'de gerçekten %25 top hakkını kazanırlar drafttanda artık 1. sıra gelirmi bilemem ama Colangeloyu tebrik etmek lazım Nba'deki bu kadar yabancıyı topladığı için. Bu da çok zor bir iş. Raptors taraftarına saygılarımı bir borç bilirim hala Raptors'u desteklemekteyseler...
Etiketler:
Raptors
Eddie House Miami'de
Miami Heat son hamlesinide yapmış bulunmakta. Bu yaz çok yerinde hamleler yaptı Riley. FA piyasasında ne kadar işe yarar adam varsa topladı takımına. Guard pozisyonu için eli her daim sıcak olan House ile anlaştılar. Anlaşma 2 yıllık 2.8 milyon değerindeymiş.
Eddie House belki bencden gelicek belkide ilk 5 çıkıcak ama Miami Heat Mega-Three + Miller House Haslem gibi yan parçalarla 2011 yılına damgasını vurucağı kesin. Heat için House'dan daha iyi bir guard olamazdı. Top getiren ceza şutlarını affetmeyen extra hiçbir işe kalkışmayan tam yerinde bir hamle. Riley'de dümene geçince bu takım tadından yenmez...
Etiketler:
Eddie House
Josh Howard Takımda Kaldı
Wizards Josh Howard ile 1 yıllık anlaşmaya vardı. Anlaşma yaklaşık 4 milyon dolar değerindeymiş. Wizards için iyi bir hamle sözleşmesinin 1 yıl olmasıda büyük avantaj. Eski Howard olursa Wizards play-off görebilir.
Etiketler:
Josh Howard
28 Temmuz 2010 Çarşamba
Flynn Ameliyat Olacak
Minnesota Timberwolves'in genç guardı Flynn ameliyat olacakmış. Geçireceği operasyon kalçasındanmış 3-4 ay kaçıracakmış. Aslında iyi bir çaylak sezonu geçirdi 13 sayı 4.4 asist gibi bir ortalama tutturdu. Timberwolvesin nadir güzel hamlelerindendi drafttan onu seçmek. Aslında 2009 draftında bütün guardları alınca Mayo-Rubio-Flynn mecbur biri iyi olucaktı. Zaten bu kadar guard seçipte başarısız olmak zordur ama Kahn varsa olayın içinde bir düşünmek lazım yinede. Ridnour hamlesini gereksiz bulmuştum takımda guard bolluğundan şimdi ise talihsiz sakatlıktan dolayı ilk 5 e yerleşecektir. Flynn en kısa zamanda toparlanıp geri dönsünde. Gelecek vadeden iyi bir point guard. Geçmiş olsun...
Etiketler:
Flynn
27 Temmuz 2010 Salı
Avrupadan Nba'e
Tiago Splitter 25 yaşında 2007 draftında Spurs 28. sıradan seçmişti. Spurs bu konuda Nba de bir numara bakınız 2001 draftı 21. sıra Tony Parker. İspanyada Mvp oldu Caja Labarol ile. Spurs için gerçekten çok iyi bir hamle oldu. Yaşlanan Duncanın yanına avrupadaki sert savunmadan nasibini almış genç bir oyuncu getirdiler. Tiago Duncan'a biraz özenirse Nba'de çok başarılı olur. Bu sene Avrupadan gelen en kaliteli oyuncu...
Yunanistanda 2 yıl mücadele ettikten sonra tekrar Nba yolunu tuttu Childress ve Phoenix ile 5 yıllık $34M karşılığında anlaştı.Childress sonuçta atletik iyi bir oyuncu. Şu anda tek sorun avrupa temposundan gelip Nba'in 82 maçlık maratonuna tekrar ayak uydurabilecekmi. Helede geldiği takım Nba'in en çok koşan takımlarının başında gelen Suns ise...
23 yaşındaki rus oyuncu Temofey Mozgov Knicks ile 3 yıllığına 9.7 milyon dolara anlaştı. Avrupada çok faul problemine giren bir oyuncuydu. Di Antoninin takımına gitmesi onun için bir dezavantaj. Di Antoni'nin takımı hızlı oynayacak büyük ihtimalle Mozgov buna ayak uyduramayabilir. Yinede ilk sene kısıtlı bir süre alacağını düşünsemde Nba'de kalıcı olabilir...
Ligde ve Avrupa’da başarı hedefleyen Olympiakos forması altında bir yıllık oldukça başarılı Yunanistan deneyimi ve Eurolig sayı krallığını ardında bırakarak Nba'e geri dönen Kleiza Raptors ile 4 yıllık 20 milyon dolara anlaşmış. Gayet makul, hatta aynı takımdan Calderon’un, Amir Johnson’ın kazanacağı paraları düşününce epey ucuza gelmiş...
Oyuncuyu çok fazla izlemedim onun için fazla yorum yapmayacağım. Kahn yine ne yaptığını bilmiyordur diye düşünüyorum il olaraktan. Timberwolves ona 3 yıl için 13 milyon dolar verecekmiş. Bu arada geçen sezonda 14.8 sayı ortalaması ile oynamış hiçde fena değil aslında. Yinede Timberwolves'de çok başarılı olucağına inanamıyorum izleyip görüceğiz...
Bulls ile imzaladı milli basketbolcumuz. Gittiği takım efsanenin takımı yani Jordan'ın. Nba de bu kadar köklü bir takımla anlaşması oyuncumuz için çok iyi bir durum. Takım şu anda iyi bir seviyede Rose Noah Gibson gibi genç yetenekler var takımda birde bunlara ek olarak Boozer. Nba'in aradığı oyuncu bence Ömer Semihe nazaran daha çok sanş bulacaktır. Nba de severler elinde top tutmayan blok yapan ribaund alan uzunu. Bir eksiği var hemde çok büyük serbest atış çizgisinden artık sayı atması lazım yoksa işini zora sokabilir...
Draftın 2. turu 60. sıra seçimi Semih Boston ile anlaştı. Bostondaki geçici uzun eksikliğindne faydalanması lazım yoksa Nba'de işi zor. Kasım'a kadar aldığı süreler daha fazla olucaktır. Bu şansı iyi değerlendirirmesi lazım Nba'de kalıcı olmak istiyorsa. Çok başarılı olur seneye Enes'de Nba draftından seiçilirse Nba'dekiler sayımız 6 olucak bu bizim için gerçekten çok iyi olur...
Etiketler:
childress,
pekoviç,
tiago splitter
Yeni bir Başlangıç Cavaliers
Cleveland'ın yeni sahası daha doğrusu yeni saha logosu. Lebron gittikten sonra onunla ilgili olan heerşeyi ortadan kaldırmak istemişler belliki. Lebronun Güneydoğu sahillerine gidiyorum demesi Cleveland'ı alt üst etti. Kılıçlar takımın eskisinden daha çok mücadele etmesini simgeliyor herhalde oyunculara gaz takviyesi niyetine. Cleveland için işler artık zor Lebronun açığını doldurmaları imkansız. Cleveland 7 sene önce nasıl Lebron için en kötü takımı kurduysa Draftta 1. sırayı almak için şimdide Harrison Barnes gibi üstüne takım kurulabilicek bir yıldız adayı var. Gilbert bu sefer sözleşmeyi 14 yıllık yapar herhalde...
Etiketler:
cavaliers
26 Temmuz 2010 Pazartesi
Başka Bir Clippers
Bu aralar Clippers'e fena takmış bulunmaktayım. Sebeplerinden ilki aynı şehirde 2 takım olmaması gerektiğini düşünüyorum helede şehrin diğer takımı Lakers ise. Yanlış anlaşılmasın Lakers'i desteklemiyorum ama Clippers hep Lkaers'in başarıları altında ezildi. Medya ilgisi hep Lakers'ın üstünde. Clippers organizasyonu başka bir kente gitse başka bir isimlede olabilir belki bundan başarılı olabilir. Yönetiminde biraz değişmesi lazım tabi şehirin ne kadar 2. takımı olsa da Nba'de üst üste bu kadar sene başarısız olunmaz.
Başka bir şehre gitse en azından o şehrin 1. basketbol takımı olucak. Yerel medyayı yanlarına alıcaklar böylece işler dahada kolaylaşabilecek. Ellerinde gerçekten iyi kadroları var. genç yetenekli üstüne uğraşınca iş yapabilecek bir kadro var. Böle başı boş olursa Jey Leno'nun programındaki kartlar gibi "Wade-James-Bosh bu adamların biri ile bile Clippers'i yeneriz" bu sözleride ne kadar programda olsa Los Angeles şehrinde söylüyorlar yani bir nevi Clippers'in evinde.
Clippers organizasyonu takımı iyi bir sehir seçip taşımalı ve revizyon çalışmalarınada başlamalı...
Etiketler:
clippers
25 Temmuz 2010 Pazar
Hedo Ve Fanatik
A Milli Basketbol Takımı'nın yıldız oyuncusu Hidayet Türkoğlu, “Dünya Şampiyonası'nda geçen yıla oranla çok daha iyi olmamıza gerek yok. Basit hataları tekrarlamayalım yeter. Yarı finale kapağı atarsak, şampiyon bile olabiliriz” dedi.
Kaptan Hidayet Türkoğlu, yaklaşık 18 saatlik yolculuk sonrası Bormio’daki kampa katıldı. Ayağının tozuyla da, röportaj verdi. Tecrübeli oyuncu, Phoenix Suns’a transferini, Toronto Raptors’tan neden ayrıldığını ve Dünya Şampiyonası ile ilgili görüşlerini anlattı. Söz şimdi Hidayet Türkoğlu’nda...
“Phoenix’e gitmek benim tercihim değil. Şöyle ki, takas olaylarında kararı takımlar veriyor. Ben şu ana kadar ne duydum, ne gördüm böyle bir olay. ‘Beni şu takıma takas edin’ diyen olmamıştır. Toronto’ya bazı şeylerin değişmediği taktirde ayrılmak istediğimi söylemiştim. Onlar da bazı şeyleri değiştirmek istemediler, o yüzden avukatlarımla görüşürken Phoenix ihtimali çıktı. Onlar çok ciddiydi. Ben de avukatlarıma ‘bu işin üzerinde durun’ dedim. Çünkü bir oyuncunun yeni bir başlangıç yapabilmesi için bu tip takımlara gitmesi şanstır. Phoenix’e gittiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü gerek oyunculara, gerek organizasyona baktığın zaman bana uygun bir takım. Bu fırsatı kaçırmak istemedim”.
İlk kez 4 numara oynayacak
“Phoenix’te 4 numara pozisyonunda başlayacağım. Hayatımda ilk kez bu pozisyonda oynayacağım. Hızlı basketbol oynayacağımız için, rakip takımlara karşı eşleşme sorunu yaratmak için beni kısa forvet olarak düşünüyorlar. Ben de sabırsızlanıyorum”.
“Toronto’nun yeni coachu PJ Carlesimo arkadaşım. İstanbul’a geldi ve takımda kalmamı istedi. Bazı noktalarda yardımcı olabileceğini söyledi. Ama yeni bir antrenör ilk yılında çok fark yaratamaz. Diğer insanlardan bu tip adımlar atmalarını bekledim. Zaten onlar da pek istekli değilmiş ki, böyle bir takasa girdiler. Herkes verilmiş olan kararlardan memnun. Hayatımda gerçekten belki de NBA’in en oyun kurucusu Steve Nash ile beraber oynayacağım. Richardson var, Grant Hill var, takımda taşlar yerine oturmuş, roller benimsenmiş. Bencil oynamıyorlar. Geçen yıl Batı finali oynadılar. Phoenix’te üç gün kaldım, gösterilen ilgi ve alaka beni mutlu etti. Zaten bir an önce buraya gelmek istedim. Çünkü benim için önemli olan Milli Takım. Antrenmanlara da hemen başlayacağım. Arkadaşlar benden bir-iki adım öndeler. Arayı kapamam gerekiyor. Çünkü bu son dünya şampiyonam. Ülkemde hem iyi oynayıp hem de iyi bir sonuç almak istiyorum”.
‘Ben de kurtuldum, onlar da’
“Toronto’da bazı gazeteler aleyhimde yazı yazdı ama Toronto halkıyla kötü bir diyaloğum olmadı. Raptors’ın içindeki kişilerle problemlerim vardı. Bence işler kötü gidiyordu ve günah keçisi aradılar ve beni seçtiler. Çünkü hayatımda hiç yaşamadığım şeylerle karşılaştım. Bundan önceki kariyerime bakın hiçbir şehir ve takımda böyle karalanmadım. Artık umurumda bile değil. Ben de kurtuldum, onlar da kurtuldu. Önüme bakıyorum”.
“Kendimi toparlamam için burası en iyi yer. Sadece Milli Takım’a konsantreyim artık. Kim ne demiş, ne yazmış umurumda değil. Zaten okumuyorum da. Kanada’da yaşayan Türk arkadaşlarım var. Onlar beni arayıp söylüyordu”.
“Dünya Şampiyonası’na bir çok yıldız oyuncu gelmiyor. Bunun avantajları da var, dezavantajları da. İyi oyuncuların aşağı-yukarı neler yapabileceklerini biliyorduk. ‘Şuradan atar, buradan tutar’ diyorduk, ona göre önlemimizi alıyorduk. Ama tanımadığın bir oyuncu, senin canını yakabilir. Yeni oyuncular hakkında çalışmaları yaparsak, bu durum bizim lehimize olur. Zaten iyi bir antrenör ekibimiz var. Onlar mutlaka gereken çalışmayı yapacaktır”.
‘ABD ciddiye almıyor, almasın da
’
“Amerikalılar, galiba Dünya Şampiyonası’nı fazla önemsemiyorlar. Olimpiyatlara önem veriyorlar. Olimpiyat kadrosundan tamamen farklı bir takımla Türkiye’ye gelecekler. Şampiyonayı ciddiye almıyorlar; almasınlar bizim için daha iyi. Zaten bizim ne yapacağımız önemli. Burada yokken, arkadaşlarla telefonda görüşüyordum. Gayet tempolu ve ağır idmanlar yapıyorlarmış. Herkes kendini vermiş. Kaptan olarak bu durum beni mutlu ediyor”.
“En büyük avantajımız Türkiye’de oynayacak olmamız. Rakiplerdeki eksiklikler de avantaj. Bizler kadar Türk halkı da bu turnuvayı bekliyor. Soğukkanlı olmamız, az hata yapmamız ve doğru seçimlerde bulunmamız gerekecek. Mücadele konusunda sıkıntı çekmeyiz. Bu zamana kadar iyi bir tecrübe edinmiş olmamızı umuyorum. Bu tecrübeleri sahaya yansıtmamız gerekiyor. İnşallah bizden beklenen o ekstra adımı atar madalyayı alırız. Ama maç maç düşünmemiz gerekiyor. İlk maçımız Fildişi Sahili’yle. Kimdir, nedirler bilmiyoruz. Tanımıyoruz diye hafife alırsak daha ilk günden şok yaşayabiliriz. Biz ilk 4’e girersek, o gazla şampiyon bile olabiliriz. Yarı finalde seyircinin ne kadar arzulu ve istekli olabileceğini hayal bile edemiyorum. İlk dörde kapağı atarsak gerisi gelir”.
‘O ayının adı neydi!’
“Avrupa Şampiyonası’ndaki çeyrek final, hayati maçımdı. Geçen yıl Yunanistan’a kaybettik, şampiyonada, madalyadan olduk. Yunanistan’a bakıyorsun, kimseyi yenemedi. İspanyollar’a mağlup oldular, biz onları yenmiştik. Ama Yunanistan maçında 2-3 kritik pozisyon var. Ömer Onan’ın şutu çemberin içinden çıktı, Ersan turnikeye giderken ayağı boşaldı. Bana alakasız bir hatalı yürüme çaldılar. Dönüşlerde adamlar uzaktan 3’lük attılar. O kadar hücum ribaundu verdik ama yine de kazanıyorduk. Bir ara; Ersan 4, ben 5 numara oynuyordum... (Gülerek) Ersan o ayıyı tutmaya çalışıyordu (Schortsanitis’i kastederek). Adı neydi Sokalidis mi ne... İşte, o ayıyla boğuşuyordu. Ona rağmen iki pozisyonla bitti olay. Ama Türkiye’de o pozisyonlar olduğu zaman, o durumları daha tecrübeli oynayacağız. O hataları tekrarlamayacağız. Çok daha iyi olmamıza gerek yok. Basit şeyleri doğru yaparsak istediğimizi alırız. Çeyrek finali geçersek madalya alacağımıza inanıyorum”.
Kaptan Hidayet Türkoğlu, yaklaşık 18 saatlik yolculuk sonrası Bormio’daki kampa katıldı. Ayağının tozuyla da, röportaj verdi. Tecrübeli oyuncu, Phoenix Suns’a transferini, Toronto Raptors’tan neden ayrıldığını ve Dünya Şampiyonası ile ilgili görüşlerini anlattı. Söz şimdi Hidayet Türkoğlu’nda...
“Phoenix’e gitmek benim tercihim değil. Şöyle ki, takas olaylarında kararı takımlar veriyor. Ben şu ana kadar ne duydum, ne gördüm böyle bir olay. ‘Beni şu takıma takas edin’ diyen olmamıştır. Toronto’ya bazı şeylerin değişmediği taktirde ayrılmak istediğimi söylemiştim. Onlar da bazı şeyleri değiştirmek istemediler, o yüzden avukatlarımla görüşürken Phoenix ihtimali çıktı. Onlar çok ciddiydi. Ben de avukatlarıma ‘bu işin üzerinde durun’ dedim. Çünkü bir oyuncunun yeni bir başlangıç yapabilmesi için bu tip takımlara gitmesi şanstır. Phoenix’e gittiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü gerek oyunculara, gerek organizasyona baktığın zaman bana uygun bir takım. Bu fırsatı kaçırmak istemedim”.
İlk kez 4 numara oynayacak
“Phoenix’te 4 numara pozisyonunda başlayacağım. Hayatımda ilk kez bu pozisyonda oynayacağım. Hızlı basketbol oynayacağımız için, rakip takımlara karşı eşleşme sorunu yaratmak için beni kısa forvet olarak düşünüyorlar. Ben de sabırsızlanıyorum”.
“Toronto’nun yeni coachu PJ Carlesimo arkadaşım. İstanbul’a geldi ve takımda kalmamı istedi. Bazı noktalarda yardımcı olabileceğini söyledi. Ama yeni bir antrenör ilk yılında çok fark yaratamaz. Diğer insanlardan bu tip adımlar atmalarını bekledim. Zaten onlar da pek istekli değilmiş ki, böyle bir takasa girdiler. Herkes verilmiş olan kararlardan memnun. Hayatımda gerçekten belki de NBA’in en oyun kurucusu Steve Nash ile beraber oynayacağım. Richardson var, Grant Hill var, takımda taşlar yerine oturmuş, roller benimsenmiş. Bencil oynamıyorlar. Geçen yıl Batı finali oynadılar. Phoenix’te üç gün kaldım, gösterilen ilgi ve alaka beni mutlu etti. Zaten bir an önce buraya gelmek istedim. Çünkü benim için önemli olan Milli Takım. Antrenmanlara da hemen başlayacağım. Arkadaşlar benden bir-iki adım öndeler. Arayı kapamam gerekiyor. Çünkü bu son dünya şampiyonam. Ülkemde hem iyi oynayıp hem de iyi bir sonuç almak istiyorum”.
‘Ben de kurtuldum, onlar da’
“Toronto’da bazı gazeteler aleyhimde yazı yazdı ama Toronto halkıyla kötü bir diyaloğum olmadı. Raptors’ın içindeki kişilerle problemlerim vardı. Bence işler kötü gidiyordu ve günah keçisi aradılar ve beni seçtiler. Çünkü hayatımda hiç yaşamadığım şeylerle karşılaştım. Bundan önceki kariyerime bakın hiçbir şehir ve takımda böyle karalanmadım. Artık umurumda bile değil. Ben de kurtuldum, onlar da kurtuldu. Önüme bakıyorum”.
“Kendimi toparlamam için burası en iyi yer. Sadece Milli Takım’a konsantreyim artık. Kim ne demiş, ne yazmış umurumda değil. Zaten okumuyorum da. Kanada’da yaşayan Türk arkadaşlarım var. Onlar beni arayıp söylüyordu”.
“Dünya Şampiyonası’na bir çok yıldız oyuncu gelmiyor. Bunun avantajları da var, dezavantajları da. İyi oyuncuların aşağı-yukarı neler yapabileceklerini biliyorduk. ‘Şuradan atar, buradan tutar’ diyorduk, ona göre önlemimizi alıyorduk. Ama tanımadığın bir oyuncu, senin canını yakabilir. Yeni oyuncular hakkında çalışmaları yaparsak, bu durum bizim lehimize olur. Zaten iyi bir antrenör ekibimiz var. Onlar mutlaka gereken çalışmayı yapacaktır”.
‘ABD ciddiye almıyor, almasın da
’
“Amerikalılar, galiba Dünya Şampiyonası’nı fazla önemsemiyorlar. Olimpiyatlara önem veriyorlar. Olimpiyat kadrosundan tamamen farklı bir takımla Türkiye’ye gelecekler. Şampiyonayı ciddiye almıyorlar; almasınlar bizim için daha iyi. Zaten bizim ne yapacağımız önemli. Burada yokken, arkadaşlarla telefonda görüşüyordum. Gayet tempolu ve ağır idmanlar yapıyorlarmış. Herkes kendini vermiş. Kaptan olarak bu durum beni mutlu ediyor”.
“En büyük avantajımız Türkiye’de oynayacak olmamız. Rakiplerdeki eksiklikler de avantaj. Bizler kadar Türk halkı da bu turnuvayı bekliyor. Soğukkanlı olmamız, az hata yapmamız ve doğru seçimlerde bulunmamız gerekecek. Mücadele konusunda sıkıntı çekmeyiz. Bu zamana kadar iyi bir tecrübe edinmiş olmamızı umuyorum. Bu tecrübeleri sahaya yansıtmamız gerekiyor. İnşallah bizden beklenen o ekstra adımı atar madalyayı alırız. Ama maç maç düşünmemiz gerekiyor. İlk maçımız Fildişi Sahili’yle. Kimdir, nedirler bilmiyoruz. Tanımıyoruz diye hafife alırsak daha ilk günden şok yaşayabiliriz. Biz ilk 4’e girersek, o gazla şampiyon bile olabiliriz. Yarı finalde seyircinin ne kadar arzulu ve istekli olabileceğini hayal bile edemiyorum. İlk dörde kapağı atarsak gerisi gelir”.
‘O ayının adı neydi!’
“Avrupa Şampiyonası’ndaki çeyrek final, hayati maçımdı. Geçen yıl Yunanistan’a kaybettik, şampiyonada, madalyadan olduk. Yunanistan’a bakıyorsun, kimseyi yenemedi. İspanyollar’a mağlup oldular, biz onları yenmiştik. Ama Yunanistan maçında 2-3 kritik pozisyon var. Ömer Onan’ın şutu çemberin içinden çıktı, Ersan turnikeye giderken ayağı boşaldı. Bana alakasız bir hatalı yürüme çaldılar. Dönüşlerde adamlar uzaktan 3’lük attılar. O kadar hücum ribaundu verdik ama yine de kazanıyorduk. Bir ara; Ersan 4, ben 5 numara oynuyordum... (Gülerek) Ersan o ayıyı tutmaya çalışıyordu (Schortsanitis’i kastederek). Adı neydi Sokalidis mi ne... İşte, o ayıyla boğuşuyordu. Ona rağmen iki pozisyonla bitti olay. Ama Türkiye’de o pozisyonlar olduğu zaman, o durumları daha tecrübeli oynayacağız. O hataları tekrarlamayacağız. Çok daha iyi olmamıza gerek yok. Basit şeyleri doğru yaparsak istediğimizi alırız. Çeyrek finali geçersek madalya alacağımıza inanıyorum”.
Etiketler:
hedo
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

